Gıda Mühendisleri Derneği > Yazılar > Basında Biz > GIDAMUHDER Genel Başkan Yardımcısı Dr. Yusuf Esen’in “Gıda Boyası Eritrosin” Hakkında Spuntik Türkiye Röportajı
Yayınlayan: admin
Kategori: Basında Biz

GIDAMUHDER Genel Başkan Yardımcısı Dr. Yusuf Esen’in “Gıda Boyası Eritrosin” Hakkında Spuntik Türkiye Röportajı

Eritrosin, gıda ürünlerinde neden kullanılıyor? Bu maddenin sağlığa etkileri, özellikle yüksek dozlarda maruz kalındığında nasıl bir risk oluşturuyor?

Eritrosin, Red Dye No. 3 veya E127 olarak da bilinen, gıdalara ve içeceklere parlak, kiraz kırmızısı bir renk vermek için kullanılan sentetik bir gıda boyasıdır. Genellikle şekerlemeler, unlu mamuller, pasta süslemeleri ve hatta bazı ilaçlarda bulunur. Eritrosinin popülerliği, doğal alternatiflerle elde edilmesi zor olan canlı renkler üretebilme yeteneği, dayanıklılığı ve uygun maliyetinden kaynaklanmaktadır.

Ancak, eritrosin yüksek dozlarda tüketildiğinde ciddi sağlık problemlerine yol açmaktadır. 1980’lerde yapılan araştırmalar, yüksek dozlarda eritrosinin sıçanlarda tiroid tümörlerine neden olduğunu göstermiştir ve bu potansiyel kanserojen etkileri hakkında endişelere neden olmuştur. Gıdalarda kullanılan dozlar, bu çalışmalarda kullanılanlardan çok daha düşük olmasına rağmen, özellikle boyalı şekerlemeler ve içecekleri fazla miktarda tüketen çocuklar için uzun süreli maruziyet konusunda hâlâ riskler bulunmaktadır. Ayrıca, bazı araştırmalar, eritrosin gibi sentetik gıda boyalarının çocuklarda hiperaktivite veya davranış sorunları ile olası bir bağlantısı olabileceğini öne sürse de, bu konuda kesin bir kanıt bulunmamaktadır fakat bu da ciddi risk faktörleri arasındadır.

Eritrosin (E 127) kullanımı ile ilgili Türkiye’deki mevcut düzenlemeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yasağa rağmen internette satılması konusunda neler yapılabilir?

Türkiye’de, potansiyel sağlık riskleri nedeniyle eritrosinin (E127) gıdalarda kullanımı oldukça ileri düzeyde sınırlandırılmıştır. Türk Gıda Kodeksi’ne göre sadece tenekelerin laklanması işleminde ve kokteyl kirazlar ve kiraz şekerlemelerinde sınırlı kullanımına izin verilmektedir. Bunların dışında hiçbir şekilde kullanımına izin verilmemektedir. Bu sınırlandırma, özellikle kanserojen etkileri ve davranışsal etkileri konusundaki riskler göz önüne alındığında, halk sağlığını korumak amacıyla alınmış proaktif bir adımdır. Ancak, eritrosin içeren ürünlerin internet üzerinden satışı hâlâ bir endişe verici şekilde devam etmektedir. Online platformlar genellikle idari olarak yurtdışında faaliyet gösterdiği için yerel düzenlemelerin uygulanması zorlaşmaktadır.

Bu sorunun çözülmesi için Türkiye şu adımları atabilir:

Denetimin Güçlendirilmesi: Online pazar yerlerinin daha sıkı bir şekilde denetlenmesi ve yasağı ihlal eden satıcılar için daha katı cezaların uygulanması, hatta bu konuda hapis cezasının düşünülmesi

Halkı Bilinçlendirme Kampanyaları: Tüketicilerin eritrosinin riskleri hakkında bilgilendirilmesi ve ürün etiketlerinde yasaklı katkı maddelerinin nasıl tespit edilebileceğinin öğretilmesi, gıda okuryazarlığının yaygınlaştırılması

Uluslararası İşbirliği: Diğer ülkeler ve küresel e-ticaret platformları ile işbirliği yaparak yasal düzenlemelere uyumun sağlanması.

Geliştirilmiş Etiketleme: Online satılan tüm ürünlerde sentetik boyaların açıkça etiketlenmesi zorunluluğu getirilerek, tüketicilerin bilinçli tercihler yapmasının kolaylaştırılması

Eritrosin’in kanserojen etkileri hakkında ABD’de alınan yasak kararı ne kadar önemli? Türkiye’de benzer bir adım atılmalı mı?

ABD’nin eritrosini kozmetik ürünlerde ve haricen uygulanan ilaçlarda yasaklama kararı (ancak gıdalarda sınırlandırılması), hayvan deneylerine dayanan potansiyel kanserojen etkiler konusundaki endişeleri yansıtan önemli bir adımdır. FDA, eritrosini gıdalarda çok yeni yasaklamış olsa da bu kısmi yasak, sentetik boyalar konusunda temkinli olma gerekliliğini göstermektedir. ABD’de alınan karara göre gıdalarda kullanımı Ocak 2025’ten itibaren yasaklanmıştır. Ancak formüllerinde kullanan firmalara 2028’ e kadar ürünlerini yeniden formülize etme süresi tanınmıştır. Yani o süreye kadar, hali hazırda kullanan firmalara kullanmaya devam edebileceklerdir.

Türkiye için ise eritrosinin gıdalarda yasaklanmış olması, ihtiyatlı bir gıda güvenliği yaklaşımıyla uyumlu olup takdire şayan bir karardır. Potansiyel riskler göz önüne alındığında, bu yasağın sürdürülmesi sorumlu bir tercih olacaktır.. Bununla birlikte, Türkiye aşağıdaki adımları da göz önünde bulundurmalıdır:

  • Sürekli Araştırma Takibi: Eritrosin ve diğer sentetik boyalarla ilgili yeni bilimsel bulguları izleyerek, düzenlemelerin güncel ve bilimsel verilere dayalı olmasını sağlamak
  • Daha Sıkı Uygulama: Özellikle çevrim içi satışlar gibi zorluklar karşısında, yasağın etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak
  • Doğal Alternatiflerin Teşviki: Gıda sektörünün, giderek daha fazla mevcut olan ve etkili doğal renklendiricileri kullanmasını teşvik ederek daha güvenli alternatiflere yönlendirmek
Gıda boyalarının etiketlenmesi konusunda ne gibi düzenlemeler yapılmalı? Tüketicilerin bu tür katkı maddeleri hakkında daha bilinçli olabilmesi için hangi adımlar atılmalı?

Şeffaf ve anlaşılır etiketleme, tüketicilerin satın aldıkları gıdalar hakkında bilinçli kararlar verebilmeleri için çok önemlidir. Aşağıda, bu konuda atılabilecek temel adımlar yer almaktadır:

Etiketleme İçin Düzenlemeler:

Zorunlu Açıklama: Eritrosin (E127) gibi tüm sentetik gıda boyalarının, “yapay renklendirici” gibi belirsiz terimler yerine, ürün etiketlerinde özel isimleriyle (örneğin, “Eritrosin” veya “E127”) açıkça belirtilmesi zorunlu hale getirilmelidir.

Uyarı Etiketleri: Bilinen riskleri olan boyalar için, alerjenler için kullanılanlara benzer uyarı etiketlerinin eklenmesi düşünülmelidir. Örneğin, “Çocuklarda aktivite ve dikkat üzerinde etkisi olabilecek sentetik boyalar içerir” gibi ifadeler kullanılabilir.

Standartlaştırılmış Etiketleme: Tüm gıda ürünleri, ithal edilenler de dahil olmak üzere, tutarlı ve anlaşılır etiketleme standartlarına tabi tutularak şeffaflık ve adalet sağlanmalıdır.

Tüketici Bilincini Artırmak İçin Atılabilecek Adımlar:

Halkı Bilinçlendirme Kampanyaları: Hükümetler ve sağlık kuruluşları, sentetik boyaların potansiyel riskleri ve bunların etiketlerde nasıl tespit edileceği konusunda tüketicileri bilgilendirmelidir. Kampanyalar düzenlemelidir.

Okullarda Eğitim Programları: Çocuklara ve ebeveynlerine sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve gıda etiketlerini okumanın önemi hakkında eğitim verilmelidir.

Dijital Araçlar: Tüketicilerin ürün barkodlarını tarayarak içerikler hakkında anında bilgi almasını sağlayacak uygulamalar veya çevrim içi kaynaklar geliştirilmelidir.

Sektörde Şeffaflık: Gıda üreticilerinin, sentetik boyaları gönüllü olarak azaltmaları veya tamamen kaldırmaları ve doğal alternatifler kullandıklarını açıkça belirtmeleri teşvik edilmelidir.

Sonuç olarak, Eritrosin ve diğer sentetik gıda boyaları etrafındaki tartışmalar, canlı renkleri olan ve çekici işlenmiş gıdalar ile halk sağlığı endişeleri arasındaki dengenin önemini göstermektedir. Türkiye’deki eritrosin yasağı gibi düzenlemeler doğru yönde atılmış adımlar olsa da güvenlik ve şeffaflığı sağlamak için sürekli izleme, sıkı uygulama ve tüketici eğitimi şarttır.

Röportaj Linki:https://anlatilaninotesi.com.tr/20250221/rengarenk-tehlike-abdde-yasaklandi-turkiyede-durum-ne-1093880450.html

Yazar: admin

Bir yanıt yazın